Gelişmekte olan ülkemizde toplum kesimleri arasında ciddi dengesizlikler bulunmakta olup, bu husus kalkınmamızı önemli derecede etkilemektedir.Tam anlamıyla sosyal bir çelişki olan bu süreç kent ve kırsal kesim arasındaki kültürel ve ekonomik olaylar ilişkisinde ki düzey farklılıklarının yatay ve dikey anlamdaki en büyük sorunu olmaya devam etmektedir.Kent ve kırsal arasındaki bu yaşam farklılıkları daha ziyade kırsalda yaşayan insanların aleyhine gelişmektedir.Bu husus ayrıca kırsaldan kırsalada çok büyük farklılıklar göstermektedir.Yani kırsal köy ile kent arasındaki mesafe(uzak, yakın) köyün her türlü üretim kapasitesi, büyüklüğü, eğitim ve sağlık gibi kriterler köylerin farklı gelişmelerine sebep olmakta ve bir homojenlik sağlanamamaktadır.
Şayet köyler kente çok uzak(Şalpazarı Sinlice, Araklı Pazarcık, Maçka Gürgenağaç, Tonya Kalınçam, Çaykara Kuruçam ve Vakfıkebir Deregözü köyleri vs. gibi) ise özellikle bu kırsaldan kentlere daha fazla iç göç olmakta ve neticede kentlerde yığılma olarak yaşam şartlarının ağırlaşmasını sosyal ve ekonomik açıdan çok ağırlaştırmakradır.Genelde Trabzonun kırsalında yetersiz toprak ve üretim teknolojilerinin olmayışı sonucu nüfusun çoğunluğunun kentte toplanması geçim sıkıntısını birinci sıraya oturtmuştur.Bu durum Trabzon için her anlamda bir risk haline gelirken sanayileşmesini gerçekleştirememiş olması insanların günübirlik veya marjinal işlerde çalışarak iş güçlerini değerlendirmekte ve sonuçta insanca yaşama kalitesi düşmekte umutlarda gittikçe yıkılmaktadır.
Sürecin bu tempoyla devam etmesi sonucu dinamik olguda değiştirilemediği için geleneksel yapı çözülüp dağılırken kent aleyhine gelişen bu durumlar toplumda yeni bir biçimlenme yaratmaktadır.Yani dışardan gelen göç, iç göç ve il dışı göç sarmalı gibi kronikleşmiş olaylar kırsalı ve kenti daha faza baskılamaktadır.Sonuçta kırsal yapı tarihini yitirerek nüfus azalması gittikçe artarken bu insanlar bildikleri veya bilmedikleri kentlerde yaşam savaşı vererek biyolojik ömürlerini bitirmektedirler.Bu düzenin içinde toplumun temel kurumu olan aile yapısıda çekirdek aile(Anne, Baba ve evlenmemiş çocuklar) gittikçe bu çıkmaz içinde yoğruşarak çıkış yolu aramaktadırlar.
Yüksek köylerde yaşayanlar ulaşım, iletişim ve erişimde sıkıntı çektikleri gibi ürettikleri ürünleride pazarlamada kente yakın köylere göre daha fazla zulüm çekmektedirler.Bu durumu diğer sektörlerdede görmek olası olup,onun için uzak köylerde yani kırsalda yaşayanlar kentlere daha fazla göç etme durumunda kalmaktadırlar.Durum böyle oluncada kırsalda insan yoğunluğu azalmakta üeretim alanlarıda tarımsal kullanılabilirliklerini zamanla kaybetmektedir.Onun için hem kent kırsalında ve hemde yüksek kırsalda insanları tutmanın çarelerini bu sorunu çözmüş ülkeler esas alınarak bitirilmelidir.Yani insanların doğduğu topraklarda doyması ve göç gibi bir travmayla karşı karşıya kalması önlenmelidir.
BU BAĞLAMDA;
1-Kırsalda yaşayan insanların yaşam şartları yükseltilmeli ve kalitesi artırılmalıdır,
2-Bu insanlar doğa ile başbaşa bırakılmamalıdırlar,
3-Devlet gelir düzeyine göre sosyal güvenceyide devreye sokmalıdır,
4-Miras yoluyla toprakların ekonomik olmayan parçalara bölünmesini önleyerek tamamen ortadan kaldırmak,
5-Kırsalda özellikle kooperatif veya üretim birliklerinin kurularak üretilen ürünlerin bedavaya aracıların eline geçmesini önleyerek ürünlerin değer fiyattan satılmalarını sağlamak,
6-Kırsal pazarlar kurarak ürünlerin yerinde pazarlanmasını sağlamak,
7-Üretim alanlarının verimliliğini artırmak,
8-Üretim planlaması yaparak pazarda kırsal üreticinin korunmasını sağlamak,
9-Üretimde kaliteyi yakalamak için çiftçilerin sürekli eğitimlerinin sağlanması,
10-Ulaşım, iletişim ve erişimi kolaylaştırarak kırsal insanın önünün açılmasını sağlamak,
11-Geniş kapsamlı bir kırsal reform anlayışını bütüncül bir anlayışla ortaya koymak,
12-Modern tarım tekniklerini çiftçiye sunmak,
13-Tarımsal yayım çalışmalarını yeni gelişmelere göre güncelleyip yoğunlaştırmak,
14-Tarımsal sanayiin bizzat üretim merkezlerinde kurulmasını sağlamak,
15-Gerektiğinde Devlet'in ürün alım garantisi vermesi,
16-Kırsal kalkınmayı bölgesel kalkınma planlarıyla entegre bir duruma getirmek,
17-Çevre düzeni planlarını kırsalı önceleyici bir şekilde hazırlayarak bu durumu bölgesel kalkınma planlarıyla destelemek,
18-Kırsalda havza planlamaları yaparak elverişsiz alanları üretime açıp belli bir zaman diliminde çiftçiye üretim amaçlı vermek,
SONUÇ:İşsizliğin yoğun olduğu kırsalda bu ve benzeri önlemler alındığında göç sorunu, kırsalın boşalması ve kentsel sorunlar ortadan kalkacaktır.Devlet hizmetleri daha rahat gidecek ve tam yerini bulacak modern bir kırsal yaradılarak aileler mağdur olmayacaktır.Bir Devlet için en büyük risk kırsalı yerinde tutamamak ve umutların yıkılarak yeniden kazanılmasının çok zor olmasıdır.Onun için birlik zamanıdır ve güçlü olma zamanıdır.
BU HİZMETİ ERTELEMEK GELECEĞİMİZİN ERTELENMESİDİR.