İnadım, inat mı diyorsunuz?

Kayseri rezaletinden sonra Gaziantep maçında Trabzonspor'un alacağı sonuç, oynayacağı oyun taraftarların merak konusu idi. Bazı taraftarlar, ne yazık ki, "Ne olursa olsun" diyorlardı. Yöneticiler, bu küskünlüğe çok önem vermeliler. Söylem çok tehlikeli arz ediyor. Benden söylemesi, alırsınız almazsınız. Sonra tribünler neden boş diye dert yapmayın!

Maça gelince, ilk dilimde hareketsiz, sönük, donuk o meşhur oyun vardı. Bir uyana, bir buyana gayet temkinli bir anlayış vardı. Bir kişi hariç, hakkını teslim edelim. Kimilerine göre, bundan amatörde çok var. Bana göre ise bu çocuk, fuzuli işlerle uğraşmasa, Avrupa'da oynayabilecek yeteneğe sahip. Abdülkadir'den bahsediyorum. Bize ne oluyor dercesine ilk yarım saatte sahada basmadık yer bırakmadı. Arkadaşlarını hareketlenmeye çağırdı ve maçın ilk yarısının son 15 dakikasına girildiğinde Visca, "Bu böyle olmayacak" dercesine hiçbir takımda olmayan bir kulemiz var.

Neden ona orta atmıyoruz da fuzuli işlerle uğraşıyoruz dercesine kulvarını otobana çevirip orta atmaya başladı. İkinci yarıda Trezeguet'i de yanına alarak Onuachu'ya yağmur gibi ortalar yağdırdılar. Ancak kule, nefis kafa şutları vurmasına karşın kaleciyi geçemedi. Olsun, takım kazandı. Oyun açısından gözlerimizin pası silindi. Ayağına, yüreğine sağlık Visca, böyle bir oyuncumuz varken onsuz oynamaya hakkımız yok, dedirterek takımın üzerindeki ölü toprağını kaldırdı.

Kenar ortaları atarak, bu realiteyi birilerinin yüzüne, işte böyle oynamalıyız diye haykırdı! Sağol kardeşim, benim de yüreğimin biraz olsun şişini indirdin. Başta Visca, Trezeguet, Bakasetas ve diğerleri, kutluyorum sizi. Sonuç neymiş? Bu takım, yürüyerek yana geriye oynamazmış! Aman ha, gol yeriz korkusu yerine, dün akşamki gibi öne oynarmış. Hadi arkadaşlar, bir attık ikiyi üçü, neden atmayalım dermiş. Hızlı, cesur öne oynayıp, kenarları kullanırsak işte, benim takımım böyle olmalı taraftarlarına dedirtirmiş!

Şimdi soruyorum, ey teknik yönetim, bu takım saydıklarımı yapamayacak güçte değil midir? Yoksa inadım inat mıdır, diyor sunuz?

Sahi hangisi?

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN....

Değerli okurlarım;

Trabzonsporumuzu marka yapıp bu günlere gelmesinde dama taşlarından can ağabeyim Coşkun Şahinkaya, nam-ı diğer kabak Coşkun'u kaybetmenin büyük üzüntüsü içerisindeyim.

Güzel ağabeyim, Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun.

Coşkun ailesine ve Trabzonspor camiasına sevenlerine sabırlar diliyorum.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }