24 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Hazine’ye ait çok sayıda taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması kamuoyunda tartışma yarattı. Konuya ilişkin açıklama yapan Genel Sağlık-İş Trabzon İl Başkanı Tümer Duman, söz konusu uygulamanın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Duman, kullanılan “tasarruf”, “gelir ortaklığı” ve “ekonomiye kazandırma” gibi kavramların, kamuya ait taşınmazların mülkiyet ve kullanım rejiminde köklü değişiklikler anlamına geldiğini belirterek, “Konu yalnızca bir gelir elde etme meselesi değil, toplumun ortak varlıklarının geleceğidir” dedi.
Anayasa’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni sosyal bir hukuk devleti olarak tanımladığına dikkat çeken Duman, kamu varlıklarının yönetiminde yalnızca piyasa değeri ya da bütçe geliri yaklaşımının yeterli olmayacağını söyledi. Duman, “Kamu hizmetleri, toplumsal ihtiyaçlar ve uzun vadeli kamu yararı gözetilmek zorundadır” ifadelerini kullandı.
Özelleştirme süreçlerinin kanunilik, şeffaflık ve denetlenebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Duman, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun ve 4706 sayılı Kanun’un kamu yararını esas alan bir çerçeve sunduğunu hatırlattı.
Açıklamasında yetkililere çeşitli sorular yönelten Duman, özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların hangi kriterlere göre belirlendiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Duman, “Bu taşınmazların mevcut kullanım şekli nedir, kamu hizmetiyle bağlantısı var mıdır, sosyal etkileri nasıl değerlendirilmektedir?” sorularını gündeme getirdi.
Özellikle sağlık hizmetleriyle bağlantılı taşınmazlara dikkat çeken Duman, bu alanlarda hizmet sürekliliği ve erişilebilirliğin korunmasının hayati önemde olduğunu belirtti. “Kamu taşınmazlarının piyasa mantığıyla el değiştirmesi, sağlık hizmetinin niteliğini zedelememelidir” dedi.
Genel Sağlık-İş olarak itirazlarının yatırım ya da verimlilik karşıtlığı olmadığını ifade eden Duman, temel kaygılarının kamu varlıklarının kısa vadeli gelir hedeflerine indirgenmesi olduğunu söyledi. Duman, “Kamu malları, yönetimlerin elden çıkaracağı bir şirket varlığı değil, toplumun ortak değeridir” diye konuştu.
Açıklamasının sonunda sürece ilişkin taleplerini sıralayan Duman, kamu yararı gerekçesinin somut ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmasını, taşınmaz listelerinin kamuoyuyla paylaşılmasını ve özellikle sağlık alanındaki taşınmazlar için açık güvenceler sağlanmasını istedi. Ayrıca gerekli durumlarda idari ve yargısal başvuru yollarının kullanılacağını da kamuoyuna duyurdu.





