GÜN OLA HARMAN OLA
Gündem o kadar hızlı ilerliyor ve bizler de gündemi o kadar hızlı tartışıyoruz ki, bu hıza akıl sır erdirmek mümkün değil.
Fakat bir o kadar da ilginç ki, hızlı bir şekilde yaşayıp tartıştığımız konular, henüz netice alın/a/madan yeni bir konu, yeni bir gündemle çıkıyor karşımıza.
Televizyon programlarında, gazete köşelerinde konu ile ilgisi olsun olmasın herkes konuşup ahkâm keserken bir bakıyorsunuz ki laf ağzımıza tıkanırcasına yeni bir meseleyi konuşmaya başlamışız.
Kıyametleri kopardığımız, avazımız çıktığı kadar bağırdığımız konulardan geriye ne kaldı, haberimiz bile yok.
Son beş, altı aydır yoğun bir şekilde tartışılan şike konusu, meclisten geçip Cumhurbaşkanı yasayı onayladıktan sonra, derin dondurucuda soğutulmaya alındı. Şimdi 14 Şubat bekleniyor.
Meselenin Fenerbahçe'yi kurtarmaya yönelik bir operasyon olduğuna kilitlenip yaklaşık 20-30 yıldır NATO ile çalışan Aziz Yıldırım'ı neredeyse göremez hale geldik.
Van depremi ile birlikte bütün Türkiye bir seferberlik ruhu içerisinde Van'a yardıma koştu.
Ne oldu?
Hemen de unuttuk Van'ı ve orada yaşayanları. Şimdi soğuklar iyice kendini göstermeye başlarken, bizler yeni gündem maddeleriyle meşgul olmaya devam ediyoruz.
Vekil maaşlarına yapılan zammı günlerce konuşulurken bu süre zarfında memur maaşları gündeme neredeyse hiç gelmedi. Vekil maaşı derken o çok muhterem vekil danışmanlarının ve sekreterlerinin maaşı da arada kaynayıp gidiverdi.
Fransa dedik, hamasi duygularla veryansın edip Fransa'yı lanetlemekle kalmayıp Fransız mallarına boykotu gündemimize aldık.
Tam konu konuşulup belli bir aşamaya gelecekti ki, TSK'nın bir operasyonunda 34 vatandaşımızın terörist sanılarak bombalanması ve akabinde ölümleri, yeni bir tartışma konusu meydana getirdi
Saflarımız ve düşüncelerimiz o kadar değişkenlik gösterdi ki, ilk gün ‘devlet vatandaşını bombaladı' diye eleştirirken, sonraki günlerde o vatandaşların da vatan haini olduğuna hükmetmeye başladık.
Yetmedi.
Eğer olaylara ve yaşananlara ülkemizin batısından bakıp doğu ve güneydoğuya doğru yorum yapmaya çalışırsak, 3-5 çapulcunun yaptığı davranışla birlikte hemen vatanperverane bir tavır sergileyerek bütün Kürt vatandaşlarımıza karşı yargısız infaz boyutuna geldik.
Noel Baba, yeni yıl yaklaşırken en çok konuştuğumuz konulardan birisi oldu. Ama Noel Baba ile ilgili asıl bombayı, Keşan Müftüsü patlattı.
Çocukluk günlerimin en korkunç sahnelerine sebep olan ihtilal ve bu ihtilali gerçekleştirenler, aradan geçen bunca yıl üzerine yargılanmaya başladı diye sevinmeye başlarken bir de baktık ki Türk Ordusu'nunun komutanları hemen tutuklanıverdi.
Yargılanırdı-yargılanamazdı tartışmaları hararetli bir şekilde devam ederken, ana muhalefet vekilleri “bizi de yargılayın” demesin mi…
Hiç merak etmeyin. Bu konular da çok yakın bir zamanda gündemden düşüp yeni gündem maddeleri üzerinde konuşmaya ve tartışmaya devam ederiz.
Nede olsa biz, millet olarak konuşmayı çok sevdiğimizden yeni konuları da kendi aramızda mülahaza etmeye devam edeceğiz.