Özgür Özel’e yakın isimlerin olağanüstü kurultay talebiyle topladığı 830 imza Genel Merkez’e teslim edildi.
İmzaların tesliminde Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak da yer aldı. Trabzon’un 12 kurultay delegesinin tamamının imza verdiği, Milletvekili Sibel Suiçmez’in de desteğiyle Trabzon’dan toplam 13 ismin bu sürecin içinde olduğu ifade ediliyor.
Ancak kulislerde konuşulanlara bakılırsa, imzaların teslim edilmiş olması kimseyi çok da heyecanlandırmış değil...
Çünkü hem Ankara’da hem de Trabzon’da hakim görüş şu: Mahkeme kararıyla oluşan mevcut yönetimin, olağanüstü kurultay çağrısını kabul etmesi oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.
Elbette kimse açık açık "olmaz" demiyor.
Ama yapılan değerlendirmelerde umutlu bir hava da hissedilmiyor.
Daha çok, meselenin siyasi değil hukuki zeminde çözülmesinin beklendiği anlaşılıyor.
Peki bu durumda CHP’de sıradaki adım ne olur?
İşte kulislerin en dikkat çekici değerlendirmesi de burada başlıyor...
Birçok kişi, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin il ve ilçe örgütlerinde geniş çaplı
görevden almalara gitmeyeceğini düşünüyor.
Neden?
Çünkü böyle bir adım yeni tartışmaları beraberinde getirebilir.
Bunun yerine zamanın akışının izleneceği, muhalif kanadın kendi kararını vermesinin bekleneceği yorumları yapılıyor.
Yani bir anlamda "bekle-gör" stratejisi...
Özellikle son günlerde dillendirilen yeni parti iddiaları da bu değerlendirmeleri
güçlendiriyor.
Şayet Özgür Özel’e yakın isimler CHP içerisinde istedikleri sonucu alamaz ve farklı bir siyasi yol haritası çizmeye karar verirse, işte o noktada dengeler tamamen değişebilir.
Çünkü olası istifalar ya da ayrılıklar sonrasında mevcut yönetimin önündeki en büyük engel ortadan kalkmış olacak.
Kulislerde konuşulan senaryo şu:
Önce ayrışma netleşecek...
Ardından teşkilatlarda değişim süreci başlayacak.
Elbette bunların hepsi bugün için birer siyasi değerlendirme...
Ancak CHP’de yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, bundan sonraki süreçte görevden almalardan çok, kimin kalacağı ve kimin gideceği sorusu belirleyici olacak gibi görünüyor...





