Trabzon

Eğitimde şiddete karşı “Yaşam için nöbetteyiz” çağrısı

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da 2 ayrı okulda meydana gelen silahlı saldırılara ilişkin Meydan Parkı’nda bir basın açıklaması yaptı.

“Yaşam için nöbetteyiz” başlığıyla yapılan basın açıklamasında, platform adına açıklamayı Metin Serdar okudu. Açıklamada, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıların üzerinden üç gün geçmesine rağmen acının tazeliğini koruduğu belirtildi. Hayatını kaybeden eğitim emekçileri ve öğrencilerin unutulmayacağı vurgulayan Serdar, yaralıların bir kısmının hayati tehlikesinin sürdüğüne dikkat çekti.

Platform adına açıklamayı yapan Metin Serdar aşağıdaki ifadeleri kullandı:

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ve Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıların üzerinden üç gün geçti. Acımız hâlâ taze, öfkemiz ise dinmiş değil. Yitirdiğimiz eğitim emekçilerini ve öğrencilerimizi unutmadık, unutmayacağız. Yaralıların bir kısmının hayati tehlikesi sürerken, yaşananların ağırlığı hepimizin omuzlarındadır.
Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güven içinde bulunduğu, geleceğin inşa edildiği alanlar olmak zorundadır. Ancak bugün okullar, ne yazık ki şiddetin, güvensizliğin ve kaygının mekânlarına dönüşmüş durumdadır. Bu kabul edilemez.

Yaşananlar münferit değildir. Eğitim alanında son yıllarda artan şiddet vakaları, sorunun bireysel değil sistematik olduğunu açıkça göstermektedir. Şiddeti doğuran koşullar; toplumsal eşitsizlik, yoksulluk, umutsuzluk, dışlanma ve kutuplaştırıcı politikalardır. Gençleri geleceksizliğe iten bu düzen, bugün çocuk yaşta failler yaratmaktadır.

Öte yandan şiddet yalnızca eğitim alanıyla sınırlı değildir. Sağlık alanında da benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Sağlık emekçileri her gün sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmakta, can güvenliği olmadan görev yapmaya zorlanmaktadır. Hastaneler de tıpkı okullar gibi güvenli olması gereken kamusal alanlar iken, şiddetin sıradanlaştığı mekânlara dönüşmektedir. Bu durum, kamu hizmetlerinin nasıl bir çöküşe sürüklendiğinin açık göstergesidir.

Eğitim ve sağlık politikalarında bilimsel, kamusal ve eşitlikçi anlayışın terk edilmesi; liyakat yerine sadakatin esas alınması; koruyucu ve önleyici mekanizmaların zayıflatılması bu tablonun oluşmasında belirleyici olmuştur. Hem eğitimde hem sağlıkta emekçiler yalnızlaştırılmış, sistemin yükü onların omuzlarına bırakılmıştır.

Bugün gelinen noktada, ne siyasi iktidar ne de ilgili bakanlıklar sorumluluk almaktadır. Oysa eğitimde ve sağlıkta can güvenliğini sağlamak en temel kamusal yükümlülüktür. Eğitim emekçileri, sağlık çalışanları ve yurttaşlar yaşam alanlarında güvende değilse, bunun sorumluları hesap vermek zorundadır.

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu olarak buradan açıkça ifade ediyoruz:
Yaşananlar kader değildir, ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Sorumlular derhal hesap vermeli, gerekli tüm önlemler acilen hayata geçirilmelidir.

Bizler, bu acının unutulmasına izin vermeyeceğiz. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından başlattığımız nöbetimizin üçüncü günündeyiz ve nöbetimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ta ki okullarda ve hastanelerde şiddet son bulana, güvenli kamusal hizmet alanları oluşturulana ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar alanları terk etmeyeceğiz.

Bugün 17 Nisan, Köy Enstitülerinin Kuruluş Yıl Dönümü. Köy Enstitülerinin 86 yıl önce ortaya koyduğu aydınlanmacı, üretime dayalı, eşitlikçi ve kamucu eğitim anlayışı bugün her zamankinden daha yakıcı bir ihtiyaçtır. Bilimi, eleştirel düşünceyi, dayanışmayı ve toplumsal sorumluluğu esas alan bu eğitim modeli; şiddetin, umutsuzluğun ve eşitsizliğin panzehiridir. Çocukları ve gençleri yalnızca sınavlara değil, hayata hazırlayan, onları özgür bireyler ve toplumun aktif öznesi haline getiren Köy Enstitüsü ruhu, eğitim sisteminin yeniden inşasında yol gösterici olmalıdır. Güvenli, laik, bilimsel ve kamusal bir eğitim ancak bu değerler temelinde mümkün olacaktır.

Hayatını kaybeden eğitim emekçilerini ve öğrencilerimizi saygıyla anıyor, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Sağlık ve eğitim alanlarında şiddete maruz kalan tüm emekçilerle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Tüm emek ve demokrasi güçlerini, eğitim ve sağlık emekçilerini, velileri, hastaları ve tüm toplumsal kesimleri; güvenli, eşit, özgür ve kamusal bir ülke için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Loading...

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }