Doğu Karadeniz’de son dönemde etkisini artıran ani ve şiddetli yağışlar, sel ve heyelan gibi doğal afetleri beraberinde getiriyor.
Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle yağış rejiminin değiştiği bölgede, son aylarda etkili olan sağanakların yanı sıra karların ani ve hızlı erimesi de heyelan riskini artırıyor. Özellikle dik ve eğimli arazilerde toprak hareketliliğine neden olan ani ve yoğun yağışların, mayıs ayı boyunca da sürmesi öngörülüyor.
Uzmanlar, artan yağışların barajlar için olumlu olduğunu belirtirken, diğer yandan olası afetlere karşı doğru planlama ve önlem alınması gerektiği uyarısında bulunuyor.
“Ülkemiz mevsim normallerinin üzerinde bir yağışla buluştu”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgay Dindaroğlu, artan ani ve şiddetli yağışların yeryüzündeki basınç sistemlerinden kaynaklandığını belirtti.
Dindaroğlu, “Ülkemizdeki ve bölgemizdeki yağışların, yağışları etkileyen alçak basınç sistemlerinin etkisinde kaldığını görüyoruz. Bu da ülkemizi ve ülkemizin altındaki ülkeleri, mevsim normallerinin üzerinde bir yağışla buluşturdu. Bu anlamda önümüzdeki mayıs ayında da yağışların olmasını bekliyoruz. Bu özellikle, kış aylarında suya doyan toprak ve bitkiler için olumlu bir süreci beraberinde getirdi. Aynı zamanda Doğu Karadeniz için de riskleri barındırıyor. Sadece ülkemizde değil, ülkemizin güneyinde de benzer durumlar söz konusu oldu. Kış sonuna doğru yağış arttı. Yeryüzündeki basınç sistemlerindeki basınçtaki değişim ve etkileşimden kaynaklandığını düşünüyoruz” dedi.
“Yağışlar mayısın sonuna kadar sürecek”
Yağışların geçen yıla oranla yüzde 60 seviyesinde arttığını ifade eden Dindaroğlu, alınması gereken önlemlere de dikkat çekti.
Dindaroğlu, “Ülkemizde, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere geçen yıla oranla yüzde 60 oranında normalin üzerinde yağış aldı. Bu sürecin mayıs ayının sonuna kadar devam etmesini bekliyoruz. Ülkemiz için sevindirici. Barajlarımız doluyor. Yağış, toprak, bitki ve barajlar için elbette gerekli. Yağışın düzeni, şiddeti ve etkenliği çok önemli. O yüzden bir taraftan tarımsal ekosistemler için önemliyken, Doğu Karadeniz Bölgesi için yüksek eğimli alanlarda ani ve şiddetli yağışlara maruz kalındığında risk ve tehditler beraberinde geliyor. Sel ve taşkınlar başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Drenaj yolları, havza ölçeğinde temizlenmeli, derelerin akışını engelleyecek malzemeler ve yerleşim alanları gibi büyük engeller ortadan kaldırılmalı ki ani bir yağışta drenajı rahatlıkla sağlayalım. Gizli tehlike olan erozyona dikkat edilmeli. Sadece toprağı değil, topraktaki besin elementlerini de kaybediyoruz. Bu anlamda toprak hiçbir zaman çıplak kalmamalı” ifadelerini kullandı.
“Suyun fazla olduğu dönemler iyi yönetilmeli”
Suyun bol olduğu dönemlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dindaroğlu, bu süreçte su hasadı planlamalarının önemine işaret etti.
Dindaroğlu, “Suyun fazla olduğu dönemleri yönetemeyen kuraklığı ve kıtlığı da yönetemez anlayışıyla bu dönemlerde barajlarımızı doldurmalı ve su hasadı planlamalarını iyi yapmalıyız. Bu bolluk dönemlerinde suyu en verimli şekilde kullanmamız lazım. Bu süreç böyle devam etmeyecek, muhakkak kurak bir dönemle karşılaşacağız” diye konuştu.
“Bir taraftan rahmet, diğer taraftan felaket olmasın”
Mayıs ayının kritik olduğunu vurgulayan Dindaroğlu, yağışların hem olumlu hem de riskli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Dindaroğlu, “Mayıs kritik; bir taraftan toprak ve besin kalitesindeki yükselmelere sevinirken, diğer taraftan sel ve taşkınlara maruz kalabiliriz. Yağan yağışlarla yaşadığımız süreç bir taraftan rahmet, diğer taraftan felaket olmasın. Son zamanlarda yağışların uydular tarafından etkilendiğine dair bilgiler var. Bulutların uydularla yönlendirildiğine dair elimizde herhangi bilimsel bir araştırma ya da kayıt yoktur” dedi.