Trabzon

Doğadan gelen şifa! Yayla çayı

Özellikle kış aylarında artış gösteren üst solunum yolu hastalıkları, insanları doğal beslenmeye yönlendiriyor. Soğuk algınlığı ve grip şikâyetleriyle hastanelerin dolup taştığı bu günlerde vatandaşlar, doğadan temin edilen bitkiler, meyveler ve doğal besin kaynaklarını tercih ediyor.

Ihlamur, ada çayı, papatya çayı ve kuşburnu bu dönemde en çok tüketilen doğal ürünlerin başında geliyor. Bunlardan biri de halk arasında “yayla çayı” olarak bilinen doğal bitki çayı… Yayla çayı, bugün neredeyse tüm çay ocaklarında yer bulan ve özellikle soğuk kış aylarında siyah çaya sağlıklı bir alternatif olarak tercih edilen içecekler arasında bulunuyor. Aynı zamanda yaylalarda yaşayan vatandaşlar için önemli bir gelir kaynağı da oluşturuyor.

“Anzer çayı” olarak da bilinen bu kekik türü, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişiyor. Uçucu yağlar bakımından oldukça zengin olan bitki, gıda ve ilaç sektörlerinde de yaygın şekilde kullanılıyor. Bu özelliği sayesinde çay işletmeleri tarafından satın alınarak çeşitli karışımlarla yeni damak tatları oluşturuluyor.

Tek başına tıbbi çay olarak da tüketilen yayla çayı; içeriğindeki etken maddeler sayesinde astım, soğuk algınlığı, yüksek kolesterol, romatizma, baş ve diş ağrıları, bademcik iltihabı gibi rahatsızlıklarda destekleyici olarak kullanılıyor. Ayrıca kan dolaşımını uyarıcı, sinir sistemini güçlendirici, mide ve sindirim sistemini rahatlatıcı, antiseptik ve doğal antibiyotik özelliğiyle de dikkat çekiyor.

Doğal ürünler doğru ve bilinçli kullanılmalı…

Trabzon’un Sürmene ilçesinde “Bitkilerin babası” olarak anılan ve neredeyse yarım asır boyunca şifalı bitkilerle uğraşan merhum Nazım Bilgin’in açtığı bu yolda, bugün bayrağı oğlu Süleyman Bilgin taşıyor.

İş insanı, bitki bilimci ve araştırmacı kimliğiyle öne çıkan Süleyman Bilgin, doğaya duyduğu saygı ve babasından miras aldığı bilgi birikimiyle şifalı bitkileri gelecek nesillere aktarmaya devam ederken, doğal ürünlerin doğru ve bilinçli kullanımına da öncülük ediyor.

Bilgin, yayla çayının doğru şekilde toplanması ve tüketilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

“Yayla çayı tamamen doğal ortamında, yüksek rakımlı ve temiz yaylalarda yetişen çok kıymetli bir bitkidir. İçeriğinde bulunan uçucu yağlar sayesinde bağışıklık sistemini destekleyici etkileri vardır. Özellikle kış aylarında soğuk algınlığı ve grip dönemlerinde rahatlatıcı özelliğiyle tercih edilir. Ancak her bitkisel üründe olduğu gibi, yayla çayının da bilinçli ve ölçülü tüketilmesi gerekir.”

Bilgin, bitkinin hasat sürecine de dikkat çekerek, erken ya da bilinçsiz toplanan yayla çayının hem doğaya zarar verdiğini hem de ürün kalitesini düşürdüğünü ifade etti. “Bu bitkiyi gelecek nesillere aktarabilmek için doğaya saygılı bir üretim anlayışı şart. Yayla çayı sadece bir içecek değil, aynı zamanda kültürümüzün ve yayla yaşamının bir parçasıdır” dedi.

Süleyman Bilgin, yayla çayının sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir kültür ve geçim kaynağı olduğunun altını çizerek, “Bu bitki, yaylalarda yaşayan insanlarımız için ekonomik bir değer oluştururken, bizler için de doğaya saygılı üretimin en güzel örneklerinden biridir. Amacımız, bu kıymetli bitkiyi hem korumak hem de doğru bilgilerle insanlara ulaştırmak” ifadelerini kullandı.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }