Türkiye Kamu-Sen Trabzon İl Temsilcisi Coşkun Dilber, 19 Mayıs’ın Türk milletinin esarete karşı diriliş iradesini dünyaya ilan ettiği gün olduğunu vurguladı.

Türkiye Kamu-Sen Trabzon İl Temsilciliği adına açıklama yapan İl Başkanı Coşkun Dilber, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine uzanan süreci değerlendirdi.

Dilber, esarete boyun eğmeyen aziz milletin, emperyalist devletlerin baskısı altında dört bir yandan kuşatıldığı bir dönemde büyük bir mücadele verdiğini belirtti. 1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı’nın, Trablusgarp ve Balkan savaşlarıyla yorgun düşen milleti işgal ateşinin ortasında bıraktığını aktardı.

Açıklamada, anaların yavrusuz, çocukların babasız, milletin ise topraksız kalmaması için cepheden cepheye koşan ecdadın; yokluk ve imkânsızlıklar içinde vatan, bayrak ve bağımsızlık uğruna canını ortaya koyduğu vurgulandı.

Bu mücadelenin en güçlü örneklerinden birinin Çanakkale’de yaşandığını belirten Dilber, bağımsızlık ruhuyla şahlanan Türk milletinin yedi düvele unutulmayacak bir ders verdiğini ifade etti. İman, feraset, azim ve cesaretle verilen mücadelenin, Türk milletinin kendisine vurulmak istenen prangaya asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini dile getirdi.

Bandırma yolculuğu

15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edildiğini hatırlatan Dilber, Mustafa Kemal Paşa’nın ise Türk milletinin haysiyetini çiğnetmemek için bir süredir yurt genelinde örgütlü mücadeleyi şekillendirdiğini kaydetti.

Mustafa Kemal Paşa’nın askerî dehası, güçlü öngörüsü, çelik iradesi, üstün liderlik kabiliyeti, derin vatan sevgisi ve Türk milletine duyduğu sonsuz güvenle milletin bağımsızlık azmini diri tuttuğu öne çıktı.

Millî uyanışın sağlanması ve yurt sathına yayılması için zaman kaybetmeden harekete geçildiğini belirten Dilber, Bandırma Vapuru’nun bu süreçte tarihî bir görev üstlendiğini söyledi. 16 Mayıs 1919’da Galata Rıhtımı’ndan hareket eden vapur, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştı.

Bandırma Vapuru; Mustafa Kemal Paşa’nın yanı sıra Kurmay Albay Refet Bele, Kurmay Albay Kâzım Dirik, Kurmay Yarbay Mehmed Arif Bey, Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede, Dr. Albay İbrahim Tali Öngören, diğer silah arkadaşları ve fedakâr gemi mürettebatını Samsun’a taşıdı.

Diriliş günü

Dilber, bu yolculuğun milletin kaderini değiştirecek büyük bir dirilişi başlatma amacı taşıdığını belirtti. Bandırma Vapuru’nun aynı zamanda milletin umudunu, bağımsızlık arzusunu ve emperyal güçler karşısındaki sarsılmaz iradesini de taşıdığını dile getirdi.

Açıklamada 19 Mayıs’ın, istiklal yolunda atılan ilk adım olduğu vurgulandı. Dilber, 19 Mayıs’ı işgale karşı kıyama duran Türk milletinin tarihine yazılmış bağımsızlık andı olarak nitelendirdi.

19 Mayıs’ın; vatanı, bayrağı ve milleti uğruna her türlü fedakârlığı göze alan ecdadın tutsaklığa boyun eğmeyeceğini ilan ettiği diriliş günü olduğu belirtildi. Aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine bıraktığı en kıymetli emanetlerden biri olduğu ifade edildi.

Gençliğe emanet

Dilber, Atatürk’ün Türk gençliğine büyük bir güven duyduğunu ve geleceği inşa etme sorumluluğunu gençlere emanet ettiğini vurguladı. Türk gençliğinin, Türk istiklalini ve Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etme şuuruyla hareket ettiğini belirtti.

Açıklamada, Türk gençliğinin her şartta “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” diyerek bu büyük mirasa sahip çıktığı ifade edildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün teşkil ettiği, dilinin Türkçe, başkentinin Ankara olduğu bilinciyle hareket edildiği dile getirildi.

Dilber, gençliğin Anayasa’da yer alan “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.” hükmünü esas alan 42. maddeye ve “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” hükmünü içeren 66. maddeye sahip çıktığını belirtti.

Türk gençliğinin her zaman güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Dilber, gençlerin toplumun kalkınmasında itici güç olduğunu söyledi. Bilimde, sporda, sanatta, ekonomide, siyasette ve hayatın her alanında yer alan gençlerin ülkeyi ileriye taşıma sorumluluğunu üstlendiğini ifade etti.

Uluslararası alanda rekabet edebilecek iradeye sahip Türk gençliğinin başarılarıyla gurur verdiğini belirten Dilber, ülkeyi yönetenlerin ve toplumun tüm kesimlerinin temel görevinin gençleri her alanda desteklemek olduğunu kaydetti.

Bu kapsamda gençlerin önündeki engellerin kaldırılması, eğitim süreçlerini en verimli şekilde tamamlamalarına imkân tanınması, çok yönlü gelişimlerinin, üretkenliklerinin, yeni fikirlerinin, projelerinin ve çalışmalarının desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Dilber, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerle kutladıklarını belirtti. Bağımsızlığın mimarı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, vatan uğruna büyük fedakârlıklar gösteren kahraman şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti.

Açıklamada, bu cennet vatanın şehitlerden yadigâr olduğu vurgulanarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sonsuza dek yaşatma kararlılığı paylaşıldı.

Kaynak: Haber Bülteni