Edindiğimiz bilgilere göre burada ana gündem maddesi turizm oldu. Karaismailoğlu’nun “Dünyanın en kalabalık ülkesinin Trabzon’daki ziyaretçi sayısı 3 bin olmamalı. Bunu tabiatımızla, imkanlarımızla daha da yükseltebiliriz” diyerek çıktığı yolda verimli bir görüşme gerçekleştirildi.
Heyet birbirlerine karşılıklı olarak Çin çayı ve Türk çayı hediye etti. Trabzon’un uzak doğu turizmine açılması ise an meselesi diyebiliriz. Turizm İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan Trabzon kataloğunda Sümela Manastırı’nın Çin’de tarihi bir noktaya benzetilmesi de dikkat çekti. Karaismailoğlu, Trabzon’u bir turizm kenti yapma noktasında oldukça kararlı. Nitekim turizm bacasız bir sanayi. Yıllardır görüyoruz ki yeri geldiğinde sanayilerimizin şehre kazandıramadığını sadece yaz aylarında şehre gelen turistler kazandırıyor. Bu nedenle de aynı zamanda turizm komisyonu başkanı olan Karaismailoğlu, bu konuda oldukça kararlı. Ayrıca gastronomi turizmi de Trabzon için büyük bir artı puan diyebiliriz. Bir sahil şehri olan Trabzon’un deniz mahsulü çeşitliliği Çinli turistleri de tatmin edebilecek düzeyde.
Tabi ki bir de fındık var. Öğrendiğimize göre Büyükelçi Jiang Xuebin, fındığın çok kıymetli olduğunu ve Çin’e ihraç edilmesi gerektiğini söyledi. Biz de buradan bunu duyurmuş olalım. Çin ve Trabzon arasında hem uzun yıllar turizmi canlandıracak bir birliktelik hem de ekonomik anlamda fayda sağlayacak bir ticari ilişki sağlanabilir. Bunun da öncülüğünü yapacak isim Karaismailoğlu olacak gibi görünüyor.