Büro Emekçileri Sendikası (BES) Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekerek, emekli aylıklarındaki erimeye, zorunlu BES ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi gibi uygulamalara tepki gösterdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapılan açıklamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kanber, sosyal devletin tasfiye edildiğini ve kamu emekçilerinin geleceğinin yok sayıldığını savundu.
Kanber, kamu hizmetlerinin paralı hale getirildiğini, yurttaşların düşük emekli aylıklarına mahkum edildiğini, kamu emekçilerinin ise güvencesizleştirme ve geleceksizleştirme politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti.
“Emekli aylıkları asgari ücretin altında kaldı”
Emekli aylıklarında ciddi bir erime yaşandığını ifade eden Kanber, emekli aylıklarının 2003 yılında asgari ücretin yüzde 36 üzerinde olduğunu, bugün ise asgari ücretin yüzde 22 altına düştüğünü söyledi.
Kanber, zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla kamusal emeklilik hakkının adım adım tasfiye edilmek istendiğini ifade etti.
Seyyanen zam dahil ek ödemelerin emekliliğe sayılmadığını belirten Kanber, maaşlardan yapılmak istenen yüzde 3’lük kesintiler ve devlet teşvikleriyle özel fonlara kaynak aktarılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Kanber, “Devlet, kendi eliyle yarattığı bu yasal kayıt dışılığa son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dahil etmelidir. Böylece memurlar, önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır” dedi.
“5510 sayılı yasa kamu emekçilerini hak kaybına uğrattı”
2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı yasaya da tepki gösteren Kanber, 1 Ekim 2008’den sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisinin birçok hak kaybı yaşadığını belirtti.
Kanber, 2008 öncesinde 25 yıl çalışan bir emekçi için aylık bağlama oranının yüzde 75 olduğunu, yeni düzenlemeyle bu oranın yüzde 50’ye düşürüldüğünü dile getirdi.
Güncelleme katsayısında da kayıp yaşandığını belirten Kanber, ülke büyüme hızının tamamı yerine yalnızca yüzde 30’unun hesaba katıldığını, bunun da emekli aylıklarını enflasyona mahkum ettiğini söyledi.
Kanber, 5434 sayılı yasada mesleki unvanların emekli aylığını doğrudan etkilediğini, 5510 sayılı yasada ise unvanın önemini kaybettiğini ifade ederek, emekli aylığının yalnızca ortalama prime esas kazanca indirgenmesini eleştirdi.
SGK ve İŞKUR emekçileri için hak iadesi çağrısı
EYT sürecinde tüm iş yükünün SGK emekçilerinin omuzlarına yüklendiğini belirten Kanber, verilen sözlerin tutulmadığını söyledi.
Kanber, 666 sayılı KHK ile gasp edilen hakların Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen iade edilmediğini belirterek, 2011 yılından bu yana SGK ve İŞKUR bünyesinde görev yapan emekçilerin ikramiye, ek ödeme ve havuz paralarının hukuksuz şekilde ellerinden alındığını kaydetti.
Servis ve yemek haklarına da göz dikildiğini ifade eden Kanber, uzmanlık hakkının verilmediğini ve 3600 ek gösterge sözünün tutulmadığını belirtti.
Kanber, yoğun iş yükü altında ezilen, hakları tırpanlanan ve talepleri görmezden gelinen SGK ve İŞKUR emekçilerinin artık “yeter” dediğini vurguladı.
“Kamuda kayıt dışı ücret son bulmalı”
BES’in “Tam Sigorta” kampanyasına da değinen Kanber, memur maaşının yarısından fazlasını oluşturan ek ödeme ve seyyanen zam gibi kalemlerin prime esas kazanca dahil edilmediğini söyledi.
Bu durumun “yasal kayıt dışılık” anlamına geldiğini belirten Kanber, SGK’nın yılda yaklaşık 450 milyar TL gelirden mahrum bırakıldığını savundu.
Seyyanen ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle bir kamu emekçisinin birikmiş aylık ve ikramiye kaybının 900 bin TL bandına ulaştığını ifade eden Kanber, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.
Hazırladıkları yasa teklifini TBMM’de muhalefet partilerine sunduklarını belirten Kanber, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile hükümete çağrıda bulundu.
Kanber, “Bu kayıt dışılığın nedeni uygulanan kök ücret modelidir. Bu durum kamu emekçilerini en düşük emekli aylığına mahkum etmekte ve birçok hak kaybına neden olmaktadır. Hazırladığımız yasa taslağına Meclis’te destek verin” ifadelerini kullandı.
BES’in talepleri
Kanber, taleplerini şöyle sıraladı:
“Tam sigorta sağlanmalı, seyyanen zam dahil tüm ek ödemeler prime esas kazanca dahil edilerek emekliliğe yansıtılmalıdır.
SGK ve İŞKUR emekçilerinin 666 sayılı KHK ile gasp edilen ikramiye ve ek ödemeleri derhal iade edilmelidir.
Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 75’e çıkarılmalı, büyüme hızının yüzde 100’ü güncelleme katsayısına dahil edilmelidir.
En düşük emekli aylığı, çalışanın en düşük memur maaşından az olmamalıdır.
3600 ek gösterge sözü tutulmalı, ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır.”
Kanber, açıklamasını “Çalışırken yoksullaşmaya, emeklilikte sefalete hayır. Kamuda kayıt dışı ücrete son, tam sigorta istiyoruz” sözleriyle tamamladı.








