Trabzon Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Ahmet Varol, sektörün ekonomik şartlar karşısında yaşadığı sorunları ve oda olarak yürüttükleri çalışmaları değerlendirdi.
Berber ve kuaför tarifelerinin belirlenme sürecine değinen Varol, uzun yıllardır oda çatısı altında tecrübe sahibi olduklarını belirterek, tarifelerin ilçelerin ve şehir merkezinin yapısına göre şekillendiğini söyledi.
Varol, tarife taleplerinin belirlenmeden önce esnafla istişare edildiğini ifade ederek, “Öncelikle kira, çalışan sayısı, SSK’lı personel ve o ilçenin yapısı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Biz tarife çalışmasından önce yerelde gidip esnafımızla görüşüyoruz. Talebiniz nedir diye soruyoruz. Tabii ülkenin ekonomik şartları da önemli. Enflasyon nedir, asgari ücret zammı ne kadar oldu, bunları da gözeterek talepte bulunuyoruz” dedi.
Tarifeyi odanın doğrudan belirlemediğini vurgulayan Varol, “Tarifeyi biz çıkarmıyoruz. Biz sadece üst kuruluşumuz olan esnaf odaları birliğinden talepte bulunuyoruz. Orada bir komisyon var. O komisyonun belli kriterleri var. Bu kriterler ölçüsünde tarifemizi onaylıyorlar ya da reddediyorlar. Ancak istişare halinde olduğu için çok red olayı olmuyor” ifadelerini kullandı.
“En büyük maliyet kira”
Sektörde en büyük maliyet kaleminin kira olduğunu belirten Varol, enflasyon oranları ile kira artışları arasında büyük fark oluştuğunu söyledi.
Varol, “En büyük maliyetimiz kira maliyeti. Enflasyon yüzde 30 açıklanıyor ama mülk sahipleri yüzde 100, yüzde 150 gibi zamlar yapıyor. Dolayısıyla bu konuda esnaf çok mağdur oluyor” diye konuştu.
Bu soruna karşı esnafla birlikte çözüm üretmeye çalıştıklarını kaydeden Varol, özellikle mahallelerdeki küçük esnafın zorlandığını belirtti.
Varol, “Üç koltuğu olan bir esnaf tek başına çalışıyor. Biz diyoruz ki üç kişi bir araya gelin, güzel bir salon yapın, gider ortağı olun. Gider ortağı olduğumuz zaman gelir düşmez ama gider azalır. Bu şekilde esnafımızın daha rahat nefes alacağını düşünüyoruz. Birkaç mahallede bu gerçekleşmeye başladı” dedi.
Kaçak işletmelere karşı belediyelerle çalışma
Kaçak işletmeler ve haksız rekabet konusunda belediyelerle iş birliği yaptıklarını ifade eden Varol, bu konuda yönetim kurulu üyelerini de görevlendirdiklerini söyledi. Varol, “Kaçaklarla ilgili listemizi yapıyoruz ve gerekli kurumlara veriyoruz. Onlar da takibini yapıyor. Düşük fiyatla çalışan işletmelerde ise ancak el ilanı, afiş, cam yazısı ya da indirim duyurusu olduğunda müdahale edebiliyoruz. Fakat hiçbir yazı yoksa, müşteri tıraş olup normal fiyatın yarısını ödüyorsa buna müdahale etme şansımız olmuyor” dedi.
Vatandaşlara da uyarıda bulunan Varol, çok düşük fiyatla hizmet veren işletmelerde hijyen konusunda risk oluşabileceğini belirtti.
Varol, “Eğer bir esnaf çok ucuz çalışıyorsa burada çok sıkıntı vardır. En büyük sıkıntı da hijyendir. Bu kadar ucuz çalışan bir esnafın olması gerektiği hijyeni sağlayabileceğini düşünmüyorum. Sağlık açısından o tarz işletmelerde tıraş olmamalarını önemle tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
“400 berberin 380’i pazar günü kapanmadan yana”
Pazar günü kapanma uygulamasına da değinen Varol, oda bünyesinde yaklaşık 900 esnaf bulunduğunu, bunların yaklaşık 400’ünün erkek berberi olduğunu söyledi.
Varol, “Bayan kuaförlerimiz ve güzellik salonlarımız için yasak yok, onlar açık. Sadece erkek berberleri için yasak var. 400 erkek berberimizin 380’i kapanmadan yana. Geçmişte bununla ilgili genel kurul kararları var. Bu karar oy birliğiyle geçti. Geri kalan 20 berberimiz de buna saygı duyuyor” dedi.
Kararın bakanlık tarafından alındığını ve odanın uygulamakla yükümlü olduğunu belirten Varol, uygulamanın ekonomik açıdan büyük bir kayba yol açmadığını savundu.
Varol, “Pazar günü herkes kapattığında, pazar günü tıraş olacak kişi pazartesi, cumartesi ya da hafta içi bir gün tıraş olabilir. Bu anlamda bir kayıp olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan herkesin birbirine saygı göstererek kapatması” ifadelerini kullandı.
Pazar günü açık olan işletmelerle ilgili ihbarlar aldıklarını da belirten Varol, “Telefonumuz çalıyor, ‘Şuradaki berber açık’ deniliyor. Biz de gerekli mercilere, zabıtaya bildiriyoruz. O şekilde kapanıyor ve cezai müeyyide uygulanıyor. Esnafımızın ceza yememesi açısından bu kurala kesinlikle uymalarını tavsiye ediyorum” dedi.
Damat tıraşı için özel izin
Pazar günü düğünü olan damatlar için özel izin sistemi uygulandığını anlatan Varol, bu konuda sorun yaşanmadığını söyledi.
Varol, “Damat, tarifesiyle birlikte işletmeye gidiyor ve pazar günü düğünü olduğunu, belirli saat aralığında tıraş olmak istediğini söylüyor. Berber arkadaşımız bize davetiyeyi gönderiyor. Davetiyedeki isimle işletmenin ismini eşleştirerek oda izin belgesi hazırlıyoruz. Zabıta içeri girdiğinde tıraş olan kişinin damat olup olmadığını ve izin belgesiyle uyuşup uyuşmadığını kontrol ediyor. Uyuşuyorsa sorun olmuyor” diye konuştu.
Turistler için Arapça tarife
Turizm sezonunda yaşanan fiyat tartışmalarına da değinen Varol, Trabzon’da turistlere yönelik yanlış algının önüne geçmek için Arapça tarife hazırladıklarını söyledi.
Varol, “Trabzon’da turistlerin kandırıldığına dair yanlış bir algı var. Biz normal tarifenin yanı sıra Arapça tarife çıkardık ve bütün üyelerimize dağıttık. Bir turist geldiğinde bu tarifeyi gösterin dedik. Yapılacak işlem ve rakamlar Arapça yazıyor. Turist kandırılmadığını anladığında sorun olmuyor” dedi.
Dil bariyerinin aşılması için Esnaf Odaları Birliği’nin de çalışma yürüttüğünü ifade eden Varol, isteyen esnafa Arapça kursu verildiğini belirtti.
Varol, “Daha çok katkı alabilmemiz için kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Renklendirme, saç kesim eğitimleri gibi birçok eğitim planladık. Çok üst düzey esnaflarımız ve sanatkarlarımız var ama bu pazardan daha fazla pay almak için eğitime önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“MESEM bizim için çok özel”
Mesleki eğitim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Varol, MESEM ile ortak çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Çırakların 3 yılın sonunda kalfalık, 4. yılın sonunda ise ustalık sınavına girdiğini belirten Varol, bu süreçte öğrencilerin aynı zamanda lise mezunu olduğunu kaydetti.
Varol, “MESEM’deki öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum. Çocukların gelişimi noktasında teorik anlamda her şeyi veriyorlar. Pratik olarak gelişmeleri için de öğrencileri özel eğitim okullarına ve farklı ilçelerdeki bazı okullara götürüyorlar. Hem ihtiyaç sahibi çocukları tıraş ediyorlar hem de kendilerini geliştiriyorlar” dedi.
Oda olarak öğrencilere yönelik eğitimler verdiklerini belirten Varol, “Ustalarımızı okula götürüyoruz. Kendini kanıtlamış isimlerle çocukların ufkunu açmak için eğitimler ve istişareler yapıyoruz. MESEM’in bizim için özel bir yeri var. Birlikte çok şey başardığımıza inanıyoruz” diye konuştu.
Çıraklık sisteminin yasal ve düzenli şekilde yürütüldüğünü ifade eden Varol, “Çocuk ortaokulu bitirdikten sonra işletmede işe başlıyor ve lise kaydı yapılıyor. Haftada bir gün MESEM’e gidiyor, diğer günlerde işletmede çalışıyor. MESEM’den koordinatör öğretmen işletmeye gelerek çocuğun çalışıp çalışmadığını takip ediyor. 3. sınıf sonunda belgesini, 4. sınıf sonunda ustalık belgesini alabiliyor ve lise mezunu oluyor” dedi.
Mesleği severek yapan gençlerin iyi birer sanatkar olarak yetiştiğini vurgulayan Varol, “İsterse üniversite yolu da açık. Saç bakımı ve güzellik hizmetleri alanında okuyabilir, öğretmen de olabilir. Ama daha çok sanata kanalize oluyorlar. Bu işi severek yapan bir çocuk günün sonunda çok güzel bir sanatkar olarak ortaya çıkıyor ve hayatını idame ettirebiliyor. MESEM sisteminden her zaman övgüyle bahsediyorum” ifadelerini kullandı.






