Trabzonspor'un sezon başında St. Ettienne'den kadrosuna kattığı Benjamin Bouchouari Trabzonspor Dergisi'ne açıklamalarda bulundu. Trabzonspor'u tercih etme noktasında Fatih Tekke'nin büyük bir rolü olduğunu söyleyen Faslı oyuncu bilinmeyenlerini anlattı.
İşte Benjamin'in açıklamaları;
Çocukluğunu, futbolla tanışma hikayeni ve ailenle ilgili biraz bilgi verebilir misin?
Kalabalık bir ailede büyüdüm. Annem, babam, iki ablam ve üç küçük erkek kardeşim var. Futbolla olan ilk sevgim babam sayesinde oldu. Küçük yaştan itibaren beni sahaya, maçlara götürürdü. Sanırım henüz 6 yaşındaydım ve beni bir akademiye yazdırdı. Ama karakterimi asıl şekillendiren, birçok çocuk gibi mahallede ve sokaklarda arkadaşlarımla oynadığım bitmek bilmeyen maçlardı. Futbol, hayatımın her zaman en önemli parçasıydı.
Bir röportajında, “Okulda işler iyi gitmese, sınavı geçemezsem annem futbol oynamama izin vermezdi” demişsin. Eğitim hayatın ve ailenin o yöndeki tutumu ile ilgili neler söylersin?
Ailem tarafından disiplinli bir şekilde yetiştirildim. Okulda derslerim iyi olmadığım zamanlarda dışarı çıkıp futbol oynamama pek izin verilmezdi. Çünkü annem bir öğretmendi. Bu hem benim hem de kardeşlerim için çok önemliydi, derslerimiz iyi olmadığında dışarı çıkıp futbol oynamak çoğu kez tartışmaya kapalıydı. Ancak böyle büyümek güzeldi, çünkü hayatımda bana çok yardımcı oldu. O yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum. Ders çalışıp iyi notlar alarak futbol oynama hakkı kazanırdım yani.
Futbol yeteneklerini ve bu yönde kendi artı özelliklerini nasıl açıklarsın?
Sanırım en belirgin özelliğim oyun tarzım. Dönüşlerim, hızım ve oyun görüşüm… Bunları çok sık gördüğünüzü sanmıyorum. Saha içinde kesinlikle korkusuzum. Tarzımı özetlemek gerekirse; cesur, hızlı ve zeki derdim.

Teknik Direktörümüz Fatih Tekke, seninle ilgili düşüncelerini net olarak açıklamıştı. Bir oyuncu için bu güveni hissettirilmesini nasıl değerlendiriyorsun?
Bir oyuncu için en kritik nokta teknik direktörünün güvenini kazanmaktır. Size inanan, potansiyelinizi gören bir hocanız olduğunda her şey çok daha kolaylaşır ve kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Fatih Hocamın bana olan bu güveni için gerçekten minnettarım.
Transfer sürecinde İtalya’daki önemli kulüpler dahil pek çok opsiyonun varken, Trabzonspor’un seni ikna eden 'o kilit cümlesi' neydi?" Trabzon’da, Trabzonspor’da kendini nasıl hissediyorsun?
Beni en çok kulübün köklü tarihi ve bana sundukları proje etkiledi. Ayrıca az önce belirttiğim gibi, teknik direktörün bana olan güveni karar vermemi daha da çok kolaylaştırdı. Bu tercihi yaptığım için çok mutluyum. Trabzon’da olmaktan keyif alıyorum ve bunun sonu güzel biten bir serüven olmasını umuyorum. Bu arada Trabzon insanı ve taraftarlarımız her yerde, her ortamda çok pozitifler. Yüzlerine baktığınızda Trabzonspor’a olan aşklarını görebiliyorsunuz.
İlk sezonunda sakatlıklar ve yeni bir ülke gibi zorluklar yaşadın. Bütün bunları geride bıraktığın yeni sezon için hayallerin neler?
Kariyerim boyunca ilk kez sakatlık yaşadım, bu benim için yeni ve zor bir deneyimdi. Neyse ki etrafımda benimle çok iyi ilgilenen bir ekip vardı. Geri dönmek zaman alıyor, adım adım ilerliyoruz. Şimdi tek isteğim sahada gerçek Benjamin Bouchouari’yi göstermek, takımın önemli bir parçası olmak ve elimden gelen en iyi katkıyı sağlamak. Kişisel hedefim bu başarının bir parçası olmak.
Saint-Étienne’deki döneminde Ligue 2’nin en teknik oyuncularından biri olarak gösteriliyordun. Bu özelliğini göze alırsak, Türkiye Süper Ligi’nin fiziksel sertliği seni zorluyor mu?
Zor olduğunu düşünmüyorum. Eğer zekiyseniz ve rakiplerinizden daha hızlı düşünebiliyorsanız fiziksel sertliğin üstesinden gelebilirsiniz. Burası gerçekten de daha fiziksel bir lig ama bu benim için bir problem değil. Ama Türkiye Ligi, Fransa ligi ile benzerlikler de taşıyor. Bu nedenle fazla zorlandığımı söyleyemem.
Fas Milli Takımı ile U23 Afrika Kupası’nı kazandın. Son yıllarda Fas futbolunun yükselişinin sırrı nedir?
Fas futbolu, özellikle Dünya Kupası’ndan sonra her alanda müthiş bir gelişim gösterdi. Bir Faslı olarak orada olmak ve bu yükselişi temsil etmek benim için büyük bir onur. En büyük hayalim A Milli Takım düzeyinde de bu başarıları sürdürmek. Ülkemin futbol dünyasındaki konumu beni gururlandırıyor
Brahim Diaz'ın, Afrika Uluslar Kupası final maçında risk alarak ‘panenka’ stiliyle kullanıp kaçırdığı penaltıyı izlerken neler hissettin?
Biz deplasman maçından dönerken uçağa bindiğimizde takım arkadaşlarımla o anı izledim. Penaltıyı kaçırınca çok üzüldüm ama futbolda bunlar var, hep olacak. Hayal kırıklığı yaratır ama bunlar olağandır. Bazen insanın başına, ders almak ve daha güçlü dönmek için bu tarz şeyler gelir.
Maç günleri uyguladığın özel bir ritüelin veya totemlerin var mı?
Maçtan önce kendimi zihinsel olarak hazırlamaya odaklanırım. Pozisyonları kafamda canlandırırım; neleri daha iyi yapabilirim, son bölgede nasıl karar vermeliyim diye düşünürüm. Ayrıca kendi maçlarımı tekrar izleyip hatalarımdan ders çıkarmaya ve bunları antrenmanlarda düzeltmeye çalışırım. Günümüz futbolunda gol ve asist katkısı çok önemli, bu yönümü geliştirmek için sürekli görselleştirme yapıyorum.
Birçok farklı futbol ekolünde (Belçika, Hollanda, Fransa, Türkiye ve Fas Milli Takımı) bulundun. Bu kültürel çeşitlilik sana neler kattı?
Her ülkenin kendine has bir karakteri var. Hollanda daha teknik odaklıyken; Türkiye, Fransa ve Belçika’nın fiziksel yönü daha ağır basıyor. Saha dışında ise farklı kültürler görmek insanı olgunlaştırıyor. Türkiye’deki taraftar tutkusunu Fransa’ya çok benzetiyorum; insanlar burada futbola gerçekten aşık. Bu kadar farklı futbol kültürlerini deneyimlemek saha içi ve dışında bana çok şey kattı. Hepsinden olumlu yönlerini almaya çalışıyorum, bu durum bir insan olarak sizi geliştiriyor, büyütüyor.
Bu arada; Süper Lig’de oyunun Fransa’ya kıyasla daha fazla durduğunu düşünüyorum. Fransa’da oyunun daha çok oynanması için çabalıyorlar ve bu durum oyuncunun maç ritmini korumasını kolaylaştırıyor. Bunun Türkiye’de, hakemlerle birlikte gittikçe daha iyi olacağını düşünüyorum. Bu sadece zaman meselesi.
Saha içinde rakiplerinin en tahammül edemediğin davranışı nedir?
Fair-play dışına çıkılması ve özellikle faullerle zaman kazanmaya çalışılması beni çok sinirlendiriyor. Mesela önceki sezon Fransa Ligue 1’de Le Havre’a karşı oynadığımız bir maç vardı; hakemi etkilemek için her yolu denediler, çok zaman geçirdiler... O maç sonunda onlar ligde kaldı, biz düştük. Unutamadığım en zor anlardan biriydi.
Çok zorda kaldığında veya hayatında ters giden bir şeyler olduğunda nasıl çözüm ararsın?
Hayatımda yaşadığım herhangi bir problemde ilk yapacağım şey Allah’tan yardım ve yol göstermesini istemek olurdu. Çözümü ondan isterim, başkasından değil.
Bouchouari saha dışında nasıl biridir? Neler yaparsın?
Aslında biraz içime kapanık ve utangacım. Kendi halimde olmayı severim ama yeni insanlar tanımaya da açığımdır. Ama arkadaş ortamında biraz daha hareketliyimdir.
Küçük yaşlardan itibaren, sana ilham veren futbolcular kim?
Birçok oyuncu var ama birini seçecek olursam kesinlikle Messi derim. Elbette ki kendisi tüm genç oyuncular için bir idol ve herkes onun gibi olmak istiyor. Yaptıkları inanılmaz.
Genç futbolcu adaylarına verebileceğin en büyük tavsiye nedir?
En önemlisi; futboldan keyif alın. Çocukken sokakta arkadaşlarınızla hangi tutkuyla oynuyorsanız, profesyonel olduğunuzda da o ruhu kaybetmeyin. Eğlence biterse futbolun tadı kalmaz.
Son olarak; hayat motton nedir?
Denemezsen asla başaramazsın. O yüzden dene!
Rüya 11’in:
Casillas,
Marcelo, Ramos, Pique, Hakimi,
Iniesta, Xavi,
Neymar, Messi, Maradona,
Ronaldo (R9).






