Dünya

Başkan Gürdoğan’dan kritik uyarı: Çevremiz ateş çemberi

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Başkan Vekili Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türkiye'nin çevresindeki savaşlara ve artan jeopolitik risklere dikkat çekerek ülke genelinde birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik olası müdahaleleri ile Pakistan-Afganistan hattındaki çatışmaların Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini belirten Gürdoğan, yaklaşan tehlikelere karşı içeride kenetlenilmesi gerektiğini vurguladı.

"Önce İç Hattımızı Güçlendirmeliyiz"

Türkiye'nin çevresindeki ateş çemberine karşı savunma sanayisinde atılan adımların önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını belirten Gürdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şunlar oldu:

Bölgedeki çatışmaların Türkiye'yi doğrudan etkileyeceğini ifade eden Gürdoğan, aynı zamanda Pakistan ve Afganistan arasında yaşanan savaşa da dikkat çekti. Türkiye'nin şu an hep beraber birliğe ve dirliğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Devam eden PKK davasına işaret ederek içerideki mücadelenin sürdüğünü belirtti. İran'daki olası bir savaşın Amerika ve İsrail'in istekleri doğrultusunda kötü sonuçlanması halinde, devamında sıranın Türkiye'ye gelebileceği uyarısında bulundu.

Bu tehditleri görememenin "aptallık" olacağını söyleyen Gürdoğan, her şeyden önce siyasi çekişmelerin bir kenara bırakılarak iktidarıyla ve muhalefetiyle tek bir nefes olunması gerektiğini ifade etti.

Atatürk'ün sözlerine atıfta bulunarak, iç hat güçlendirilmeden dış cephede başarı sağlanamayacağının altını çizdi. İçerideki bölünmelerin cephe hattını zayıflatacağını kaydetti.

"Göç Dalgasına Karşı Çok Hassas Olmalıyız"

Gürdoğan, savaşların tetikleyeceği olası demografik tehlikelere de değindi:

Türkiye'nin içine girmiş olan Suriyeli ve Afgan sığınmacılar konusunda çok hassas olunması gerektiğini dile getirdi.

İran'da bir savaş başlaması durumunda, oradan sınırlara dayanacak yeni göç dalgasına karşı teyakkuzda olunmasının hayati olduğunu belirtti.

İran'ın Afganları kullanarak çatışmalara sürdüğüne ve daha sonra onları sınır dışı ettiğine yönelik yaşananlara işaret ederek, bu durumun yakından takip edilmesi gerektiğini anlattı.

Ekonomik Bağımsızlık ve İkinci Dünya Savaşı Tecrübesi

Ekonomik zorlukların toplum ve siyaset üzerinde yarattığı baskının farkında olduğunu söyleyen Gürdoğan, yine de önceliğin güvenlik olması gerektiğini ifade etti:

Ekonomik sorunların varlığını kabul etmekle birlikte, etrafımızdaki "ateş çemberi" nedeniyle üretimin desteklenmesinin şart olduğunu belirtti.

Dışa bağımlılıktan kurtularak içte kendi kendine yetebilecek adımların atılması gerektiğini vurguladı.

İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan tecrübelerin unutulmaması gerektiğini hatırlatarak, o dönemdeki gibi ülkeyi savaşın dışında tutacak stratejilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Camilerde Birlik ve Beraberlik Vaazı Verilmeli

Türkiye'nin çevresindeki daralan çembere karşı Müslüman Türk milletinin topyekün teyakkuza geçmesi gerektiğini kaydeden Gürdoğan, dini ve manevi bütünlüğün de bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti. Gürdoğan, toplumsal kenetlenmeyi sağlamak amacıyla ülkedeki camilerde verilecek vaazlarda birlik ve beraberlik konusuna özellikle vurgu yapılması çağrısında bulundu.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }