İnsanın ve bütün mahlukatın beşikten mezara koşulsuz güvendiği tek varlık annesidir. Kıymetini metinler, şiirler ve türkülerle ölçemediğimiz, terazinin diğer ucuna neyi koyarsak koyalım annenin ağırlığına eşit olamayacak derecede değerli tek varlık.
Değerli bulduğumuz her ne varsa isimlendirirken Anne kelimesini başına iliştirmişiz. Bizler millet olarak anneye diğerlerinden çok daha fazla kıymet veren insanlarız. Nitekim uğruna savaştığımız , şehitler verdiğimiz toprak parçasına “anavatan” demişiz. Vatan için bir iş görülecekse sağa sola bakmadan koşmuşuz ve bütün irademize orada olmuşuz. Çünkü vatan bizim için anadır. Dil bizim için milli bir bilinç halini almış, dili önemseyip kıymet vermişiz ve Türkçeyi “anadil” olarak adlandırmışız. Dilini kaybeden millet pek çok şeyini kaybetmeye hazır bir millet olarak kabul etmiş ve dilimizi önemsemişiz.Gözlerimizi açtığımız, ilk adımlarımızı attığımız, dünyaya hazırlık yaptığımız yere “anaocağı” demişiz. Bu ve buna benzer birçok detay söylenebilir. Çok kıymetli gördüğümüz ve dokunulmaz kabul ettiğimiz ne varsa anne kelimesiyle telaffuz etmişiz ki muhatabımız bunu bilsin ve kıymetli addettiğimiz meselelerde daha temkinli olsun istemişiz. Dolayısıyla her mahlukatın annesine saygı duymuş ve kıymet vermişiz.
Yukarıda bahsettiğimiz kıymetli meseleye son birkaç yıldır halel geldiğini gözlemliyorum. Küçük bir anlaşmazlıkta, önemsemeye değmeyecek kadar küçük konularda muhatapların birbirlerine davranışları, söylemleri kolayca kontrolden çıkabilecek duruma geldi. Uğruna can verilecek, kıymetini ölçümleyemediğimiz varlık olan anneler kolayca bu anlaşmazlıkların konusu haline geldi. Muhatabını kızdırmak isteyen, hırsını karşısındakinden almak isteyen kişi en mahreme, en değerliye dokunmaya başladı. Ve iş bu noktadan sonra kontrolden çıkmaya başladı.
Sözü önce kendimize söyleyelim. Konu ne olursa olsun insanın en kıymetlisine sövmek, tartışmaların konusu haline getirmek eşrefi mahlukat olan insanoğluna yakışmaz. İnsanı hayvandan ayıran akıldır. Öfke anında aklı terketmek insanı hayvanlaştırır. Acıktığında yavrusunu yiyebilecek durumda olan hayvandan farkımız olmalı. Hayatın her anında aklı ve vicdanı öncelemeliyiz. Bir delikanlıya ve bir hanımefendiye yakışan budur.