Hatay’ın Kırıkhan ilçesine atanan Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, geçtiğimiz günlerde ilçeden ayrıldı. Ayrıldı ayrılmasına ama Akçaabat’ta arkasında küçük sayılmayacak bir tartışma bıraktı. Malum, kamu görevlilerinin görev yerlerinden ayrılırken vedalaşmaları, ilçedeki kurumlarla, STK’larla, kanaat önderleriyle bir araya gelmeleri alışıldık bir durumdur. Ancak Akçaabat’ta bu kez vedadan çok, vedaya kimlerin davet edildiği konuşuluyor.
Kaymakam Cankatar adına ilçede bir yemek düzenlendi. İddiaya göre bu yemeğe bazı kurumlar ve STK temsilcileri davet edilirken, bazıları davet edilmedi. Davet listesinin daha çok Kaymakam Cankatar’a yakın isimlerden oluştuğu konuşuluyor.
İşte Akçaabat’ta asıl rahatsızlık da burada başladı. İlçeden ayrılışlarda herkesi kucaklayan, bütün kurumları aynı mesafede gören bir vedayla ayrılması bekleniliyor. Çünkü kaymakamlık makamı, kişisel yakınlıkların değil, devletin temsil edildiği makamdır. Bu nedenle yapılan veda organizasyonunda bazı isimlerin öne çıkarılıp bazı kurumların dışarıda bırakıldığı algısı, ilçede ister istemez soru işaretlerine neden oldu.
Akçaabat gibi sosyal dengeleri hassas, kurumları ve STK’ları güçlü bir ilçede bu tür ayrımlar kolay unutulmaz. Bugün konuşulan da tam olarak bu. Kaymakam gitti ama “Neden bazıları vardı, bazıları yoktu?” sorusu ilçede kaldı. Elbette herkesin herkesi davet etme zorunluluğu olmayabilir.
Ancak söz konusu olan bir kamu makamıysa, hele ki ilçeye veda ediliyorsa, görüntünün kapsayıcı olması beklenir. Akçaabat’ta bazı çevreler, bu vedanın ilçeyi birleştirmek yerine ayrıştıran bir görüntü verdiğini savunuyor. Giderken geride hoş bir seda bırakmak varken, tartışmalı bir davet listesi bırakmak doğrusu pek şık olmadı.





