Adalet ve Kalkınma Partisi Trabzon İl Başkanlığı’nın Mayıs ayı Genişletilmiş Danışma Meclisi, Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Saat 14.00’te başlaması planlanan toplantı, aslında son dönemde sıkça karşılaşılan bir tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi: Uzayan protokol konuşmaları ve buna bağlı olarak dağılan dikkat.

Toplantının ana gündemi yerel yönetimlerdi; ancak içerikten çok “format” tartışma konusu olmaya aday…

Toplamda 9 konuşmacının yer aldığı program, klasik bir danışma meclisi toplantısından ziyade, adeta uzun soluklu bir protokol geçidine dönüştü.

Bu durum yeni değil; son dönem toplantılarında konuşmacı sayısının giderek artması, sürelerin uzaması ve temposu düşen bir program akışı dikkat çekiyor.

İşin en kritik noktası ise şu: Protokolde yer alan üst düzey isimlerin konuşmalarının sona bırakılması. Tabi bu durum aslında normal olması gereken… Ama konuşmacı sayısı uzun olunca da bir handikap oluşturuyor.

Bu tercih, teoride “zirveyi sona saklamak” gibi görünse de pratikte farklı bir sonuç doğuruyor.

Saatler süren konuşmaların ardından yorulan ve odağı dağılan partililerin, en kritik mesajların verildiği anlarda dikkatini toparlamakta zorlandığı gözlemleniyor.

Nitekim toplantının başında dolup taşan salonda, ilerleyen saatlerde özellikle arka sıralarda boşlukların oluşması bu durumu somutlaştırdı.

Daha da ilginç olanı ise, protokol konuşmaları tamamlandıktan ve basın dışarı alındıktan sonra salonun yeniden dolması.

Bu detay, katılımcıların asıl ilgisinin karşılıklı iletişimin olduğu soru-cevap bölümüne yöneldiğini açıkça gösteriyor. Yani tek taraflı uzun konuşmalar yerine, interaktif bölümlerin daha fazla karşılık bulduğu bir gerçeklik var.

Elbette bu yeni formatın arkasında farklı bir strateji olabilir.

Üst düzey isimlere daha geniş bir ifade alanı açmak, teşkilatla doğrudan temas kurmalarını sağlamak gibi amaçlar güdülüyor olabilir.

Ancak görünen o ki, süre ve denge iyi ayarlanmadığında bu avantaj, dezavantaja dönüşebiliyor.