Trabzon’da son yirmi yılı aşkın sürede hayli önemli ve büyük projeler hayata geçirildi.
Kanuni Bulvarı, Beşirli Tünelleri, sahil düzenlemeleri, Akyazı’da yükselen Şehir Hastanesi ve spor yatırımlarıyla kentimizin çehresi güzelleşerek değişti.
Allah sayılarını artırsın diyerek, emeği geçenlerin hakkını teslim edelim.
Lakin bu şehrin ucu bucağı görünmeyen trafik sorunu artık hazmedilir gibi değil.
Yoğunluğu geçtik, yollarda durma noktasındaki sirkülasyon, işine gücüne, hastaneye, postaneye, okula, pazara yetişmeye çalışan herkesin canına tak etmiş durumda.
Trabzon’un nüfusu 800 binin üzerinde.
Trafiğe kayıtlı araç sayısı ise 300 bine yaklaşmış vaziyette.
Ahvalimiz bu iken, yollarımız aynı, alternatifler sınırlı ve araç sayısı gün be gün artıyor.
Dolayısıyla Akyazı, Beşirli, Meydan, Değirmendere, Yomra ve Kaşüstü güzergâhları en ufak bir kaza ya da bakım-onarım çalışmasında kilitleniyor.
Keza hem şehir içi trafiğe hem de şehirlerarası ulaşıma hizmet eden Karadeniz Sahil Yolu’nun bu yükü artık kaldıramadığı herkesin malumu.
★
Demek istediğim şu ki, Karadeniz Sahil Yolu bugün Trabzon için bir rahatlatıcı hattan ziyade, şehir içi trafiğin dar boğazı haline gelmiş durumda.
Ve işin kötüsü, bu hat üzerinde yükü gerçekten hafifletecek ciddi ve kalıcı bir çalışma da görünmüyor.
Ezcümle...
Sahil yolu merkezli bu trafik yükü hafifletilmeden, şehir içi ulaşım alternatifleri gerçek anlamda devreye alınmadan bu çile sona ermeyecektir, bizden söylemesi…
DENETİM VAR AMA YETERSİZ
Geçtiğimiz haftalarda bu köşede “Hamsi var ama sofraya gelmiyor” demiş, balıkçının mazotla, vatandaşın ise fiyatla imtihanını dile getirmiştik.
Önceki gün önüme bir haber düştü.
Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca 2 bin 254 denetim gerçekleştirmiş.
Mevzuata aykırı faaliyette bulunan 43 kişiye toplam 3 milyon 209 bin 276 TL idari para cezası uygulanmış.
Yetmemiş, 1.491 kilo su ürününe el konulmuş, 3 bin 650 metre balık ağı ile algarna donanımları ve dalış ekipmanları da toplanmış.
Kısacası, denizden gelen nimetin masa başında oyuna çevrilmesine karşı sahada somut bir irade ortaya konmuş.
Bu noktada Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün denetimlerini ve sahadaki kararlılığını takdirle karşılıyoruz.
★
Peki, biz ne demiştik?
Hamsinin irisi ihracata gidiyor, küçüğü ise depolarda bekletilip “Azaldı” Algısı oluşturuluyor.
Ve neticede, tezgâhta kalan balık ya pahalı oluyor ya da ceza yazdıracak kadar küçük…
★
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, ihracata elbette karşı değiliz.
Ülkemiz kazansın, balıkçımız kazansın, devletimiz kazansın.
Lakin bunlar olurken istiyoruz ki, Allah’ın denizinden çıkan balığın bereketinden bir pay da, memleket insanımızın sofrasına düşsün.
İşte denetimin kıymeti tam da burada başlıyor.
Trabzon’un balık sektöründe;
- Balığı kim, ne kadar tuttu?
- Tutulan balık nereye verildi?
- Hangi depoda, ne kadar istiflendi?
★
İşte bu sorular denetimlerin merkezine konulmadıkça, gökten balık yağsa fiyat düşmez!
Velhasıl.
Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ortaya koyduğu denetim iradesi elbette önemli ve takdire şayandır.
Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki, balığı tutan kadar stoklayıp piyasaya sonradan pahalı sunan, fiyatı masa başında belirleyenlerle ilgili aynı kararlılığı 2025 yılı boyunca görmemiz gerekirdi.
İşte bu noktada Ticaret Bakanlığı’nın duyarsız kaldığını gördük.
Bundan mütevellit vatandaşımız, sırf depo ve piyasa denetimi yapılmadığı için haddinden yüksek rakamlarla sofrasına balık koydu.
★
Ya kısmet bi’ dahaki sezona…
Umarız, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sahadaki gayreti desteklenir ve piyasa ile depo denetimleri, ilgili kurumların aynı ciddiyetiyle ele alınır.
Aksi halde bereket yine denizde, yük yine vatandaşın sırtına kalır.
★ ★ ★
Yazmak iyi gelir.
Bana;
“[email protected]” adresinden ulaşabilirsiniz.